|
COPYRIGHT 2002 Eastern Mediterranean University
Mesrutiyet Doneminde Kadinlari Egitmek icin Yazilmis Bir Eser: MIR'ATU'L-BEYT
Dr. Huseyin Remzi, Mir'atu'l-beyt (Hanimlara Yadigar), Istanbul: Alem Matbaasi, Ahmet lhsan ve Surekasi, 1308 (1891), 284 sayfa. Resimli.
Osmanli'da kadinlarin egitimi ve toplumsal hayattaki yerlerine iliskin duzenlemelerin buyuk bir bolumu Tanzimat doneminde baslamis, sonraki donemlerde de toplum hayatinda gorulen siyasi, ekonomik ve toplumsal degisikliklere paralel olarak devam etmistir. Osmanli doneminden bu gune gelinceye kadar, kadinin toplum hayatindaki yerinde, egitiminde ve toplumun kadina bakisinda meydana gelen degisiklikleri izlemek acisindan cesitli amaclarla kadinlar icin yazilmis eserlerin onemi buyuktur. Bu nedenle gecmisten gunumuze gelinceye kadar degisik donemlerde kadinlar icin yazilan eserleri tanimamiz ve tanitmamiz gerekmektedir. Soz konusu eserler araciligiyla kadinin gecmisteki konumu ile bu gunku konumu arasindaki farklari gormek mumkun olacaktir. Tanitimini yapacagimiz Dr. Huseyin Remzi'ye ait Mir'atu'l-beyt adli eser de yazildigi donemde, kadinin egitimi ve toplumdaki yeri konusunda verdigi kimi bilgiler acisindan degerlendirilmesi gereken onemli bir eserdir.
Mir'atu'l-beyt'in iki ayri baskisi bulunmaktadir. Bunlardan biri ozel kutuphanemizde bir ornegi bulunan 1308 (1891) tarihli ilk baski, digeri ise istanbul'da 1316 (1899) yilinda Arakel Matbaasi'nda yapilan 2. baskidir (Ozege, 1975: C.3, 1164). Kadinlari cesitli konularda bilgilendirmek ve egitmek amaciyla yazilan eserin bildigimiz kadariyla henuz yeni harflere cevirisi yapilmamistir.
Mir'atu'l-beyt'in yazari Dr. Huseyin Remzi, Istanbul'da 27 Mart 1839'da dogmustur. Kastamonulu Emir Mustafa'nin oglu olan Huseyin Remzi, Kasimpasa Ortaokulunu ve Askeri Tip Okulunu bitirmistir. Mekteb-i Tibbiye-i ,Sahane'den 1865'te mezun olmus, askeri hastanelerde doktorluk ve askeri okullarda ogretmenlik yapmistir. 1876'dan sonra cesitli okullarda doga tarihi dersleri vermis, Darussafaka'da bir doga tarihi muzesi kurmustur. 1884'te Profesor Zorias Pasa ile kuduz hastaliginin tedavisini ogrenmek icin Paris'e gitmis, Pasteur Enstitusu'nde incelemeler yapmistir. 1892'de Huseyin Remzi'nin girisimleriyle Istanbul'da Telkihhane-i Sahane adiyla bir asi merkezi acilmistir. Bir Osmanli hekimi olan Huseyin Remzi, mikrobiyoloji alaninda calismalar yapmis, kuduz asisini ulkeye getirmis, Mirliva (Tuggeneral) rutbesindeyken 18 Aralik 1896'da Istanbul'da vefat etmistir.
Tabip ve yazar olan, Evliya Hoca adiyla da bilinen Huseyin Remzi'nin yirmiden fazla eseri varilr. Baslica eserleri arasinda, Turkce'ye Bati dillerinden cevrilen ilk temel zooloji kitabi olan Ilm-i Hayvanat(1873), tip tarihiyle ilgili ilk Turkce kitap olan Tarih-i Tip (1888), Fenni ve Mikrobi Cerrahi, Emraz-i Nisvan (Kadin Hastaliklari), Terakkiyat-i Tibbiye (Tiptaki Ilerlemeler) gibi eserler sayilabilir. Ayrica yazarin dil ve edebiyatla ilgili eserleri arasinda Munseatu'l-etfal(1871), Ilaveli Muntehabat-i Lugat-i Osmaniye (1878), Lugat-i Remzi(1889), Durer-i Esdaf(Sadef Incileri), Muntehabat-i Huseyin Remzi(Huseyin Remzi'den Secmeler), Ihtiyar-i Erbabi-i Kemal(Olgunluk Sahipleri), Reher-i Hakikat(Gercek Kilavuzu), adli eserleri vardir (TDEA 1981: C.4, 302;ML 1971, C6, s. 94; AB 1988: C.11,319).
Mir'atu'l-beyt'in yazildigi donem II. Abdulhamit donemidir ve bu donemde kadinlarin egitimi konusunda onemli adimlar atilmis, kadinlarin egitilmesinin gerekliligi fark edilmis ve kizlar icin acilan cesitli kademelerdeki okullarin sayisi hizla artmistir (Dogramaci, 1992: 19; Kurnaz, 1997:50; Kurnaz, 1999: 99). Kizlar icin egitim Mesrutiyet doneminde en cok tartisillan konulardan biri olmustur. Donemin basinda buyuk hayallerle ise baslanmis, kiz okullarinin Avrupa standartlarina yukseltilmesi istenmis, ancak istenen basari saglanamanistir. Bu donemin egitim acisindan en onemli olayi kizlara yuksek ogrenim imkaninin taninmis olmasidir (Kurnaz, 1999:111).
Dr. Huseyin Remzi eserine doneminin kadin egitimi konusundaki goruslerine de yer veren bir on sozle baslar. On sozde yazar, medeniyet geregi kadin ve erkegin toplum icindeki yerini, gorevlerini dogru bir bicimde bilmek ve sorumluluklarini gerceklestirmek yukumluluguyle tanimlar. Bu noktadan hareketle erkeklerin gorevlerini tam ve dogru bir bicimde bildiklerini, kadinlarin ise bu konuda yeterince bilgili olmadiklarini belirtir. Bunun nedeni de "Kadinlarin ilimden yeterince yararlanamamalaridir." der. Yazar, o donemdeki okur-yazarlik durumuna da deginir. Erkeklerin tamaminin okuma yazma bilmesi beklenirken ancak yuzde altmisinin okudugunu anlayacak,...
Read the full article for free courtesy of your local library.
|